Posts Tagged ‘karavan buzdolabı’

Buzdolapları

Karavanda buzdolabı için çeşitli alternatifler mevcuttur… Bunların en başında saymamız gereken ise sanıyorum 3 sistem buzdolaplarıdır.

3  SİSTEM BUZDOLAPLARI

3 sistem buzdolapları, adından da anlaşılacağı gibi 220 volt AC, 12 volt DC ve LPG olmak üzere her üç sitemde de çalışır. Üzerindeki anahtar ile duruma göre kampingte isek dışarıdan alınan 220 volt AC ile, yolda isek 12 volt DC ile, kamping dışı konaklamada isek LPG ile çalışma fazları arasında geçiş yapılabilir.

Çalışma prensipleri, içerisindeki amonyak gazının ısıtılınca soğuması prensibine dayanır. LPG ile kullanımları çok pratiktir ve LPG ile çalışma durumunda elektriğe ihtiyaç yoktur. Dolayısıyla karavanda büyük sorun olan elektriksel enerji açısından son derece faydalıdırlar. LPG ile çalışma esnasında buzdolabının arkasındaki küçük bir pilot alevi amonyak gazının içinde dolaştığı boruyu ısıtır. Bu alevin yandığı bölüm aracın içinden yalıtılarak bir egzost vasıtasıyla dışarı atılır.

3 sistem buzdolapları soğutma kapasitesi bakımından kompresörlü buzdolapları kadar verimli değildir. Kullanımı özen ister. Dolabın kapağı çok sık açılıp kapanmamalı, uzun süre açık bırakılmamalıdır. Mümkünse içerisine konulacak yiyecek, içecekler önceden soğutulmuş olmalıdır. Hiç bir zaman kompresörlü buzdolapları kadar iyi ve kısa sürede soğutmazlar. Buzluğu olan modelleri vardır ama buz yapmak çok uzun süreler alır. Ülkemiz koşullarında sıcak yaz aylarında tatmin edici soğutma kapasitesine ulaşamayabilirler.

3 sistem buzdolabı kullanımında, buzdolabının arkasına gelen bölümde dışarıya havalandırma ızgaraları açılması ve hatta mümkünse bu bölüme bir havalandırma fanı takılması zorunludur.

Avrupalı karavancılar tarafından fazlaca tercih edilmesinin bir nedeni de ülkemize göre daha serin iklimi olan Avrupa ülkelerinde daha tatmin edici performans sağlamalarıdır.

3 sistem buzdolaplarının verimli çalışabilmesi için karavanın düz bir zeminde olması ve buzdolabının içindeki amonyak gazının bir tarafta toplanmamış olması gerekmektedir. Zemin çok eğimliyse ya hiç çalışmaz, ya da düşük performanslı çalışırlar. Yeni nesil 3 sistem buzdolaplarının eğim konusuna daha toleranslı ve daha yüksek performanslı oldukları konusunda bilgiler kulağımıza gelmekte… Ancak Türkiye’de çok tercih edilmemeleri ve kullanıcılarının sayıca az olması nedeniyle doyurucu bilgilere henüz ulaşamadık.

 

Gönül ister ki yerli üreticilerimiz de performanslı ürünler üretebilsin… Ancak 3 sistem buzdolabı tercih edilecekse Dometic (eski adıyla Elektrolux) gibi iyi bir marka tercih edilmesi soğutma performansı açısından hayati derecede önemlidir.

 

3 sistem buzdolaplarının diğer dezavantajlarına gelirsek, bunlardan birisi de 12 volt DC ile çalışırken enerji tüketiminin oldukça yüksek olmasıdır. (ortalama 100 watt – 9 amp. civarı) Bunun nedeni sistemin amonyak gazının dolaştığı boruyu ısıtma prensibine dayanmasıdır. Yani LPG ile pilot alevin yaptığı ısıtma işini yolda giderken akümüzden çekilen elektrikle yapıyoruz. Bu durum, özellikle benzinli araçlarda yolda giderken akülerimizin daha az şarj olması demektir. Benzinli araçlarda alternatörden gelen akımın büyük çoğunluğu bujileri ateşlemek için kullanılır. Dizellerde böyle bir durum yoktur. Ancak yine de 3 sistem buzdolabını yolda giderken kullanıyorsak aküleri şarj kapasitemiz düşer.

Diğer bir dezavantaj da LPG ile kullanılan sistemler için LPG tankı ya da en azından 12 kg.lık tüp taşıma zorunluluğudur… Bu amaçla piknik tüpü de kullanılabilir. Bu dolapların aşırı gaz tüketimi yoktur. (ortalama 350 g./gün) ama yine de piknik tüpü ocakla birlikte kullanıldığında kısa sürede değiştirmek gerekir. Yedek piknik tüpü taşıyarak bu sorun da büyük ölçüde giderilebilir. Ancak aynı zamanda ısınma da Trumatic türü LPG ile çalışan ısıtıcılardan sağlanıyorsa o zaman büyük tüp ya da LPG tankı taşımak zorunludur.

Bütün dezavantajlarının yanısıra elektriğe olan bağımlılığı ortadan kaldırmaları hiç de yabana atılacak bir unsur değildir. Elektrik enerjisi karavanda çoğu zaman soğutma kapasitesinin sağlayacağı faydanın önüne geçebilmektedir.

 

“Aşırı soğuk içeceklere düşkün değilseniz, buz yapmayacaksanız, yiyecek içeceklerinizin soğuk olmasından öte bozulmadan, çürümeden ortalama sıcaklıkta muhafaza edilebilmesi sizin için yeterliyse, yaşam aküsü kapasiteniz ve ilave enerji donanımınız (güneş paneli ve jeneratör) yeterli değilse ve kamping dışı konaklamalardan hoşlanıyorsanız 3 sistem buzdolapları size göredir.” diyebiliriz…

 

Avrupalı bir çok karavancı buzdolaplarını sorduğunuzda size espri olarak “4 sistem” diye cevap verecektir.

“One for vegetables and fruits (3 sistem), one for meats and drinks (kompresörlü)…”

Bütçeniz ve karavanda yeriniz mevcutsa elbette duruma göre kullanmak için her ikisi birden tercih edilebilir…

 

12 VOLT DC KOMPRESÖRLÜ BUZDOLAPLARI

 

Kompresörlü buzdolapları soğutma performansı bakımından eşsizdir. Hacim dışında evinizde kullandığınız buzdolapları ile aynı performansa sahiptir. Aynı şekilde soğutma gazlarının kompresör vasıtasıyla buzdolabı içerisinde dolaştırılması prensibiyle çalışırlar. Tek farkları ise kompresörün 12 volt DC akımla çalışıyor olmasıdır. Bu küçücük kompresörün tek başına fiyatı 600 TL. civarındadır. Danfoss markasıyla bilinen belki de tek bir üreticisi vardır. Son zamanlarda Çin malı farklı markalı 12 volt kompresörleri de duymaktayız.. Ancak kalite ve performans değerlendirmesi açısından henüz elimizde yeterli veri bulunmamaktadır.

Aynı şekilde kompresörlü buzdolaplarında da tercih edilecek iyi bir marka soğutma performansı ve enerji verimliliği açısından önemlidir.

 

Hacim yelpazeleri 39 ila 180 lt. arasında değişmekte, enerji tüketimleri de hacime göre farklılık göstermektedir. Ortalama büyüklükteki bir karavan için, içerisinde çok uzun süreler yaşanmıyorsa 60 lt.’lik bir kapasite, hacim ve enerji tüketimi açısından optimum değerdir. Daha küçük camper tarzı ve daha az kullanılan araçlar için daha küçük hacimler de kabul edilebilir. Ama elbette maddi ve karavanın hacimsel olanaklarıyla bağlantılı olarak bu konudaki konforun bir sınırı yoktur.

Kopresörlü buzdolaplarının en önemli dezavantajı elektrik tüketimleridir. Tasarruflu cihazlardır. Örnek olması açısından bizim kullandığımız Waeco Coolmatic 49 lt.’lik modelin enerji tüketimi sıcak havalarda 50 amp. civarında… Teknik verileri ise oda sıcaklığında dolap kapağının hiç açılmadığı test koşullarında ısı kademesine göre 1.4 – 1.7 amper / saat şeklinde.

Elbette pratik kullanımda bu değerler geçerli değil. Zaman zaman yaz güneşi altında dış ortam sıcaklığı aşırı artabiliyor. Dolap kapağı çok sık açılıp kapanıyor ve dakikalarca açık kalabiliyor… Kompresörlü buzdolaplarının kısa zamanda iyi soğutuyor olmaları dikkatsiz kullanımı gerektirmez. Bu konuda elimizden geldiğince tasarruflu olmalı, dolabın kapağını mümkün olduğunca az açıp kapamalı, uzun süre açık bırakmamalı ve içerisine mümkün olduğunca sıcak yiyecek içecek koymamalıyız.. Karavan yaşamında elektrik söz konusu olduğunda miliamperler bile değerlidir.

Özetlemek gerekirse “-18 ºC buzluğum ve içeceğime her daim buzum hazır olsun, yiyecek, içeceklerim her zaman soğuk olsun, buna karşılık enerji tüketimini göze alıyorum”diyorsanız 12 volt DC kompresörlü buzdolapları size göredir.

 

 

220 Volt AC BUZDOLABINI KARAVANDA İNVERTER İLE KULLANMAK

 

Karavan için bir diğer buzdolabı çözümü de normal 220 volt AC buzdolaplarını karavanda imverter ile kullanmaktır. Bu amaçla büro tipi küçük kompresörlü buzdolapları da sıklıkla kullanılır. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli husus kullanılacak inverterin bu durumda “tam sinüs” ya da “modifiye sinüs” inverter olmasıdır.

Tam sinüs inverterden çıkan elektriksel dalgalar evlerde kullandığımız normal 220 volt AC akımda olduğu gibi eğriseldir. Bu nedenle her türlü elektrikli alet bu inverter ile sorunsuzca çalışır. Modifiye sinüs inverterde ise kare dalgacıklar ile sinüs taklit edilir. Çok ince olan bu farkı bazı hassas elektronik devreler algılayabilir. Cihaza bir zarar vermez ama çalışmasını etkileyebilir. Modifiye sinüs inverterler tam sinüs olanlara göre ucuzdur. Bu nedenle mümkünse tam sinüs inverter tercih edilmelidir.

 

İnverter ile buzdolabı çalıştırma konusunda dikkat edilecek önemli bir husus da elektrik motorlarının ilk kalkışta anlık olarak normal çalışma güçlerinin 6-10 katı akım çektiği gerçeğidir. Çekilen bu anlık yüksek kalkış akımına “demeraj akımı” denir. buzdolabımızın da kompresörü bir elektrik motorudur ve kalkışta yüksek akım çeker. Örneğin normalde motor gücü 60 watt olan bir buzdolabımız varsa, kompresörü kalkışta anlık olarak 600 watt civarında bir akım çekebilir. Bu durumda inverteri en az 600 watt, daha iyisi 800 – 1000 watt. olarak seçmemiz gerekmektedir.

 

Unutulmaması gereken bir konu da yine inverter dolayısıyla enerji kayıplarının söz konusu olacağıdır. 60 watt’lık bir buzdolabı normal kullanım koşullarında (günde 12 saat çalışıp termostatın devreye girmesiyle 12 saat beklemede kalacağından hareketle);

 

“60 : 12 = 5 Amper /saat x 12 saat = Günde 60 Amper akım çeker” hesabını yapıyorsak yanılırız. İnverterden olan enerji kaybını oransal olarak vermek güç. Bu enerji kaybı bir çok değişkenden etkilenir. Ama buzdolabımızın günde 60 amperden fazlasını çekeceği açıktır.

 

Kompresörlü olmayan minibar tipi amonyaklı 220 volt AC buzdolaplarını inverter ile çalıştırmak en verimsiz yöntemdir. Bu buzdolapları yine 3 sistem buzdolapları gibi çalışır. Soğutma performansları düşüktür ve kompresörlü olanlara göre çok daha fazla enerji çekerler.

 

Sonuç olarak 3 sistem ve 12 volt kompresörlü buzdolapları bütçenize uygun değilse normal bir buzdolabını da inverter ile çalıştırabilirsiniz. Ancak pahalı olan yüksek güçlü tam sinüs inverter maliyetini de hesaba katmalı ve enerji kayıplarını göze almalısınız.

 

Not: Küçük ebatlı normal 220 volt buzdolaplarının kompresörlerinin 12 volt danfoss kompresörle değişimi mümkündür. Bu tür bir buzdolabı, dönüşümü işinin ehli bir servise yaptırmak kaydıyla orjinal buzdolabından biraz da ucuza mal olabilir.

 

 

KARAVANDA PİKNİK YA DA YAT TİPİ BUZLUK KULLANMAK

 

Aslında en güzel soğutan ve enerji konusunda arkanıza bile bakmamanızı sağlayacak olan yöntem budur. Tek zorluğu 2-3 günde bir kalıp buz arayacak olmanızdır. (Karavancılar buz aramak yerine enerjileri bittiğinde elektrik alabilecekleri, restaurant, çay bahçesi ve kamping aramakla meşgul oldular bugüne kadar.)

 

Meyve-sebze ve balık hallerinden, yazlık beldelerde marina yakınlarındaki buz fabrikalarından kalıp buzu kolaylıkla bulabilirsiniz. Ucuzdur ve buzluğunuzun izolasyonu iyiyse yarım kalıp buz sizi en az 2-3 gün idare eder. Ancak piknik tipi standart buzluklara yarım kalıp buzu ve beraberinde yiyecek içeceği sığdıramazsınız. Buz az olduğunda da uzun süre dayanmaz. Yine de piknik tipi buzluklar kısa süreli çözümler için faydalıdır.

 

Karavanlarda pek uygulanan bir yöntem değildir ama karavanlarda sabit donanım olarak koltukların altında üstten kapaklı bu tür buzlukların bulunması gerektiğine inanıyorum.

500 x 500 x 400 mm.’lik bir buzluk hacmi size çok az karavanda bulunan 100 lt.lik devasa bir yiyecek içecek depolama alanı sunar. İçine konulacak yarım kalıp buz ise bunun 20 lt.sini bile kaplamaz.

 

Bu iş için koltuğun altında kullanılacak sandık benzeri yapının içini ve kapağını stratofoam ile kaplamak ve en içteki tabakayı sıvı sızdırmayacak şekilde galvanizle kaplamak yeterli olacaktır. Bu yapı aynı zamanda sıcak yaz günlerinde ayağınızı üzerine uzattığınızda ya da üzerine oturduğunuzda alttan gelen serinliği hissedebileceğiniz hoş bir ortam sunar.

 

Buzluğu hazırlarken eriyen buzların sularının aşağı, aracın altına serbestçe akabileceği küçük bir tahliye deliğini de unutmamak gerekir. Buzların ve yiyecek içeceklerin kapalı ortamda eriyen suların içinde yüzüyor olması buzun erime ve yiyeceklerin bozulma sürecini hızlandırır. Gerektiğinde aracın altına su akmasını istemediğiniz durumlar için tahliye deliğini plastik ya da mantar bir tapa ile kapatabilirsiniz.

 

Piknik tipi buzlukların “peltier” tipi soğutuculu olanları da vardır. Peltier plakalar, plakadan elektrik akımı geçirildiğinde plakanın bir yüzünün ısınırken diğer yüzünün soğuması prensibinden hareketle çalışırlar. Aynı şekilde akımı ters yönden geçirirseniz diğer yüzü soğurken içi ısınacaktır. Bu amaçla üzerlerinde akımın yönünü değiştiren anahtarlar mevcuttur. Isıtma amaçlı olarak da kullanılabilir. Ancak ısıtma ve soğutma performansları düşük olduğu için “zaten soğuk olan” bir şeyi çok ısınmadan “belirli soğuklukta” tutma işine yararlar. Enerji tüketimleri performanslarına oranla çok yüksektir.

Share