Posts Tagged ‘karavan çeşitleri’

Karavan tercihi konusunda öneriler

            Karavan satın alma ya da yaptırma konusunda masaya yatırıp üzerinde enine boyuna düşünmeniz gereken ilk konu “gezi tercihleriniz” ve “kaç kişi olacağınız” konularıdır.

           Gezi tercihlerinin açılımı çok fazla olmakla birlikte bu konuyu çok genel olarak “uzun soluklu geziler” ve “kısa hafta sonu gezileri” olmak üzere iki ayrı uçtan başlayarak değerlendirebiliriz.

           Bu konularda en sık yapılan hata, “aslında o kadar da gerekli olmadığı halde” beklentilerin  çok yüksek tutulmasıdır. Herkes her zaman daha fazlasını ister. Örneğin çalışan kesim için sadece hafta sonu ve resmi tatil, yıllık izin gibi zamanlarda geziye çıkılabileceği halde karavanın her türlü konfora haiz olması istenir. Karavan konusunda bu yanlış bir tutumdur. İki kişilik bir aile olduğunuz halde sekiz odalı büyük bir ev satın alabilirsiniz. Evin büyük bir bölümünü hiç kullanmasanız bile bu durum o evde oturmanıza engel değildir. Ama sadece haftasonu gezilerine çıkabileceğiniz halde büyük bir karavan alırsanız bir süre sonra o büyüklükteki bir araçla iki günlük gezilere çıkmaya üşenir hale gelirsiniz. Fazladan yapmak zorunda kalacağınız yatırım nedeniyle de hayallerinizi sürekli ertelemek zorunda kalırsınız.

            Benzer durum kişi sayısı için de geçerlidir. Herkes eş, dost ve akrabalarını gerektiğinde ağırlamak ister. Karavana ilk heves eden hemen herkes en azından 4-5 kişilik yatacak yeri olsun ister. Oysa karavanı %90 iki kişi olarak kullanacaksanız “gerektiğinde lazım olabilecek” yatakların tümü gereksiz bir lükstür. Eğer kamyon ya da otobüs karavan tercih etmeyecekseniz karavanda her santimetre altın değerindedir. Fazladan yatak yerine mevcut yatak, oturma grubu, mutfak, dolap ve duş kabininin boyutlarını büyütmenin marjinal faydası çok daha yüksektir. Zamanın %90′ını iki kişi olarak geçireceğiniz bir karavanda ferah bir oturma grubunda olmakla, %10 lazım olabilecek fazladan yataklarla birlikte dar alana sıkışmak arasında dağlar kadar fark vardır.

           Tercihler gerçeklerinizle birebir uyumlu olmalıdır. Aksi durumda istemeseniz bile bir süre sonra gerçekler gözünüze batmaya başlar, rahat edemez ve karavanı değiştirme arayışına girersiniz.

          Süre açısından gezi tercihi ve kullanacak kişi adedini belirledikten sonra karşınıza çıkacak ilk soru, “çekme karavan mı, yoksa motokaravan mı?” sorusudur.

          Her ikisinin de birbirine üstün olan durumları mevcuttur.

          Öncelikle çekme karavanlar motokaravanlara kıyasla çok daha geniş, ucuz ve konforludur. Motokaravan aynı zamanda binek otomobil olarak kullanılamayacak büyüklükteyse ikinci bir binek otomobile ihtiyaç duyarsınız. Çekme karavanda bu sorun yoktur. Aynı şekilde gezide olduğunuzda karavanı çekicisinden ayırıp kamp alanında bırakarak otomobili ayrı olarak günlük ihtiyaçlarda kullanabilirsiniz. En küçük motokaravanda bile günlük ihtiyaçlar için kamp düzeninden çıkıp mobil duruma geçmek zahmetlidir. Bu nedenle motokaravanlarda günlük ihtiyaçlar için arkada taşınacak bisiklet, motosiklet gibi araçlar gerekli olmaktadır.   

          Genel bilinir şekli ile çekme karavanlar uzun süre aynı kamp alanında sabit kalınan, sınırlı sürelerde yer değiştirilen geziler için uygundur. Gezi ve tatil anlayışınız bu yönde ise motokaravana gerek yoktur.

          Ancak;

          Güvenli ve rahat seyir ekipmanlarıyla donatılmış yeni nesil ya da arkada fazla yük oluşturmayacak büyüklükteki çekme karavanlarla da sürekli yer değiştirilen geziler, hatta uygun donanıma sahip olmak kaydıyla kamping dışı konaklamalar pek ala mümkündür.

          Kamping dışı konaklamalar için çekme karavanlarda öncelikle enerji sorununun çözülmesi gereklidir. Günümüze kadar gelen genel uygulama şekliyle özellikle yerli üretim çekme karavanlar kampingde uzun süre sabit kalacak şekilde kullanıldığından dışarıdan elektrik alacak şekilde düşünülür, ayrı bir yaşam aküsüne ihtiyaç duyulmazdı. Yerli üretim karavanlarda genelde çekici araca bağlantı için 7 pin elektrik soketleri kullanıldığından karavanda ayrı bir yaşam aküsü bulunsa bile seyir halinde akünün, aracın alternatöründen şarj edilmesi çok zordur. Yeni nesil yurtdışı orjinli çekme karavanlarda bu sorun, standart olarak sunulan 13 pin soket ve uygun elektrik bağlantılarıyla çözülmüş gibi görünüyor. Yaşam akülerinin yolda giderken de şarj olabilmesi nedeniyle çekme karavanlar artık daha bağımsız.

           Karavanı çekme konusunda sürüş becerilerinizi geliştirdiğiniz takdirde çekme karavanlarla da uzun soluklu, gerektiğinde kamping dışı konaklanabilen, sürekli yer değiştirilen geziler mümkündür. Ancak elbette sürüş dinamikleri açısından motokaravanla kıyaslamamak gerekir. Motokaravanlar dar virajlı yollar, dik rampalar, orman ve yayla yolları, şehir içi trafiği gibi durumlarda her zaman en azından boyut açısından çekme karavandan avantajlıdır.

          Çekme karavan tercihi de boyut itibarı ile içinde yaşayacak kişi sayısı ve gezi tercihi ile ilgilidir. Fazlaca zor yollara girilmeden bol kamping konaklamalı, uzun süre aynı yerde kalınacak geziler ve ortalama 3-4 kişilik bir aile için 4 – 4,5 metrelik 10.000 – 20.000 TL. aralığında standart yerli üretim bir çekme karavan işinizi görecektir. Boyut ve donanım fazlalaştıkça hem fiyat artacak, hem girebileceğiniz yollar kısıtlanacak hem de çekici aracın güçlü olması gerekecektir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, uygun ve güvenli seyir donanımıyla zenginleştirilmiş (fren, stabilizatör, yeni nesil coupling vs.) büyük boyutlu yurtdışı üretimi bir karavanı çekmek, yerli üretim eski teknoloji küçük bir karavanı çekmekten çok daha kolay ve güvenli olabilmektedir. Bu konudaki umudumuz, yerli üreticilerimizin de yeni teknolojileri takip açısından duyarlı ve özenli olmalarıdır.

           Motokaravan ve özellikle de camper tarzı araçlarla, girebilecekleri zorlu yayla ve orman yolları konusunda çekme karavanı kıyaslamak gerekirse, küçük boyutlu, bazı modellerde açılıp kapanabilen tavanlı, çadır tarzı yükselebilen ya da alçak, küçük hacimli off-road tarzına uygun donanımlı kompakt çekme karavanlar da mevcuttur. Bu modellerin örneklerine yurtdışında çok fazla rastlansa da  kişiye ve ihtiyaca göre çok özel olmaları nedeniyle ülkemizde seri üretimi yoktur. Ancak münferit kullanıcıların kendi projeleriyle geliştirdikleri ürün örneklerine son yıllarda ülkemizde de rastlanmaktadır. Bu tür çekme karavanlar, doğada sınırlı ihtiyaçları karşılayacak minimum gereksinime göre hazırlanmış sınırlı hacim ve donanımda, hafif kamp tipi karavanlardır. Standart bir çekme karavanın konforu ile kıyaslanmamalıdır.

           Çekme karavan konusunda unutulmaması gereken diğer konu, B sınıfı ehliyet ile kullanacaksanız karavanın yüklü ağırlığının seyir esnasında750 kg.’ı geçmemesi konusudur. Yerli üreticilerimizin üretim etiketinde beyan ettikleri bu ağırlık konusuna özen göstermedikleri duyumlarımız mevcuttur. Yasalar nezdinde ve ayrıca can ve mal güvenliğimiz açısından bu ağırlık konusu hassastır.

           Karayolları ve Trafik kanunlarına göre 750 kg. ve üzeri karavan çekebilmek için D sınıfı ehliyet sahibi olmanız gerekir. 28.04.1997 tarihinden önce alınmış E sınıfı ehliyetiniz varsa bununla da kullanabilirsiniz. Yine aynı kanunlara göre750 kg. üstü çekme karavanların çekicisi olan aracın plaka ve ruhsatına vizeli ayrı bir ruhsatının olması gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus ileride karavan ya da çekicisi olan araç ayrı ayrı satılmak istendiğinde karavanın vizesini çekicisinden ayırmak için karavanın tip onay belgesinin isteniyor olmasıdır.

 

          Karavan ya da römork çekebilmek için aracınızda CE belgeli ve TÜV onaylı markaya ve modele uyumlu çeki demirinin bulunması ve ruhsatta ‘’römork çekebilir’’ ibaresinin bulunması gerekmektedir. Marka ve modele uygun çeki demirinin taktırılması ve en uygun yönlendirme konusunda aracın teknik servisine danışılmalıdır. Çeki demirinin ruhsata işlenebilmesi için onaylı teknik tadilat projesi gereklidir. Proje hazırlamaya makine mühendisleri yetkilidir. Proje işlemleri için trafik müşavirlerinden yardım alınabilir. Proje onaylandıktan sonra muayene süresi dolmamış olsa bile muayeneye girilir ve sonrasında çeki demiri trafik belgesine işlenir. Günümüz koşullarında bu işlemlerin ortalama maliyeti (çeki demiri ve taktırma maliyeti dahil) yaklaşık 1.000 – 1.500 TL. civarındadır.

          Yasalara göre çekme karavanlarda seyir halinde iken yolcu taşınamaz. Can güvenliğimiz açısından tehlikeli bir davranıştır. Pratikteki yanlış uygulamaların aksine aslında bu durum motokaravanların yaşam bölümü için de geçerlidir. motokaravanların yaşam bölümünde de ancak aracın yolcu taşıma kapasitesine uygun sayıda ve emniyet tertibatına sahip koltukların bulunması halinde yolcu taşınabilir. Çekme karavanda hiç bir şekilde mümkün olmayan bu uygulama, uygun tertibat bulunması durumunda yolculuk esnasında motokaravanda yolculuğu çekme karavana kıyasla daha keyifli hale getirir. Yine de yaşam bölümünde yolculuk ediyor olmamız içeride istediğimizi yapabileceğimiz anlamına gelmez. Seyir halinde ortalıkta gezinmek, yemek pişirmek gibi davranışlar tehlikelidir. Trafikte seyir halinde genel yolcu taşıma kurallarına uyulmalı, gaz vanaları, dolap kapakları kapatılmalı, düşüp tehlike yaratacak her türlü eşya sabitlenmelidir.

           Motokaravanlar genel olarak çekme karavana kıyasla çok daha geniş hareket ve rahat sürüş olanaklarına sahiptir. Sürekli yer değiştirilen gezilere artık yeni nesil çekme karavanların da uygun olduğundan bahsetmiştik. Ancak her ne olursa olsun bu konuda motokaravan kadar pratik olamazlar. Yerinizi beğenmediğinizde masadan ya da yataktan kalkıp kontağı çevirmeniz motokaravanda iki dakikanızı alır. Çekme karavanda bu konu özel hazırlık gerektirir. 

          Motokaravanların sürüş dinamikleri hacimleri küçüldükçe otomobil kıvraklığına ulaşır. Çekme karavanda güvenli sürüş tecrübeli, tedbirli olmayı gerektirir ve her ne olursa olsun motokaravanların seyir süratine, konforuna ulaşamazlar. Katar uzunlukları dolayısıyla manevra yetenekleri kısıtlı, park yeri ihtiyaçları fazladır. 

          Buraya kadar olan bölümden çıkaracağımız sonuçla;

          Çekme karavandan yüksek olan maliyeti nedeniyle “bütçe” ve kullanacak kişi sayısı, ferahlık gibi nedenlerden dolayı “boyut” açısından uygunsa, “binek otomobil olarak kullanabiliyorsanız ya da ayrı bir binek otomobil düşünüyorsanız”, “sürekli yer değiştirilecek geziler”, “sıklıkla girilecek şehir içi trafiği”, “dar virajlı, bol iniş çıkışlı ya da bozuk yollar” söz konusuysa, gezilecek yerlerde karavanı ayırıp otomobille gezme işini çok önemsemiyor ya da motosiklet bisiklet gibi araçlarla bu işin üstesinden gelebiliyorsanız; “Motokaravan çekme karavana kıyasla sizin için daha uygundur.” diyebiliyoruz.

          Motokaravanda karar kıldık.. Peki bitti mi? 

          Sırada bekleyen sorular “hangi tipte (alkovan, entegre, semi-entegre, camper)”, “hangi büyüklükte” ve “hangi donanımda” sorularıdır.

          Alkovan, entegre, semi-entegre, camper tanımlarını sık sorulan sorular bölümümüzde işlediğimiz için bu yazıda ayrı ayrı bunların tanımlarına girmiyorum.

          “Hangi tip?” sorusunu cevaplayabilmek için yine gezi tercihlerimiz ve karavanı kullanacak kişi sayısı dikkate alınmalıdır. 

          Camper yelpazesi 7-8 m3′den 17 m3′ e kadar uzanır. Sıkışık bir şekilde yatmaya razı iseniz 10 m3 küçük camper tarzı araçlarda dahi 4 kişilik planlar mevcuttur. Camper hacmi büyüdükçe ferahlık da artar. Bir iki gecelik hafta sonu gezileri için çok pratik ve keyiflidir. Ancak uzun geziler ya da araçtan dışarı fazlaca çıkmanın mümkün olmadığı kış gezilerinde bu kalabalık can sıkıcıdır. Deneyimli duayen karavancıların ifadesiyle ne kadar büyük olursa olsun, aslında “camper iki kişiliktir”…(Küçük tek çocuk bir şekilde idare edilebilir.) Çok uzun soluklu geziler ve sürekli karavanda yaşama durumlarında ise iki kişi için bile yetersizdir.

          En küçüğünden başlamak üzere;

          İki kişi ya da küçük çocuklu bir aile iseniz, sıklıkla uzun soluklu gezilere çıkacak zamanınız yoksa en küçük hacimdeki camper dahi işinizi görür. Enerji sorununun çözülmüş olması (yaşam aküsü, güneş paneli, uygun elektrik donanımı vs) yemek pişirme ve kötü havalarda dışarıya açılmadan içeride yiyebilme imkanı, uygun ebatta oturma ve yatak grubu, araç motorundan bağımsız ısıtma sistemi, küçük bir buzdolabı, yeterli hacimde su deposu (ortalama 50 lt.) lavabo-musluk tertibatı, yeterli hacimde mutfak malzemesi, erzak, giysi dolapları, kaliteli bir izolasyon ve portatif kimyasal kamp tuvaleti fazlasıyla yeterlidir. 

          Ayrı bir duş-tuvalet kabini küçük camper tarzı araçlarda tüm yerleşim planlarını alt üst eden en ciddi sorundur. Yanlış anlaşılma olmaması açısından “gereksizdir” demiyorum. Aksine çok önemli bir konudur. Ancak, “hacime sığdırıldığı takdirde diğer konforlarınızdan vazgeçmek zorunda kalıyorsanız” ve aynı zamanda “uzun gezilere zamanınız elvermiyorsa” gerçekten gereksizdir. İki günlük hafta sonu  gezilerinde karavanda duşa ne kadar ihtiyaç duyabileceğinizi düşünün. Bunun için geniş yatak ve oturma grubu gibi konforlardan vazgeçmeye gerçekten gerek var mı? (Kişisel görüşümce, yaz sezonu uzun gezilerde, kampinglerde ya da solar portatif kamp duşları ile bu sorun kolaylıkla çözülebiliyor. Ancak kışın yapılabilecek uzun gezilerde 2-3 günde bir temiz bir hamam aramak zorunda kalabilirsiniz.)

          Kışın sıklıkla uzun gezilere çıkabiliyorsanız, beraberinde getireceği donanımlarla birlikte bütçeye yük olmuyorsa, araç hacmi uygunsa, dışarıdaki koşulları hijyenik ya da uygun bulmuyorsanız zaten yukarıdaki koşullar geçerli değildir ve duş-tuvalet kabini gereklidir. Mutfak lavabosunun kullanılamayacağı kişisel temizlik ihtiyaçları için (diş fırçalama, tuvaletten sonra el yıkama vs.) kamp tuvaletinin atık haznesi kullanılabilir. Ancak duş-tuvalet kabinindeki ikinci bir lavabo bu gibi durumlar için her zaman kolaylıktır.

 

          Camper olarak genişliği en fazla olan (180 cm) PSA grubu (Fiat Ducato, Citroen Jumper, Peugeot Boxer) araçlar gerek Türkiye’de gerekse Avrupa’da en fazla tercih edilen marka ve modellerdir. Hacim yelpazeleri 11 ila 17 m3 arasında değişir. 13 ve 15 m3 araçlar optimum ihtiyaçlar için idealdir. Bu araçlarda arkada enlemesine 120 cm. genişliğinde altı bagaj olan sabit yatak, devamında gardrop, duş-tuvalet kabini ve oturma grubu olan tasarım en fazla tercih edilen tasarımdır. Hacim açısından neredeyse her donanıma uygun bir yer bulunabilmektedir.

          Sabit yatağın karavandaki avantajı, masa düzenini kurmak için yatak toplama ya da tam tersi durumda masa toplama sorununu ortadan kaldırmasıdır. Böylece çiftler masa başında oturmak ya da uyumak için birbirinin düzenini bozmak zorunda kalmazlar. İsteyen oturur, isteyen yatar.. 

          Bu yelpazedeki camper tipi araçlar, iki yetişkin ve bir çocuk için (karavanda sürekli yaşam hariç) uzun soluklu gezilere uygun tam donanımlı, kompakt yapıda, sürüş konforu yüksek olan araçlardır. Daha fazla yatacak yer için yine diğer konforlardan ya da yerleşim düzeninden taviz vermek gerekmektedir. Araç olarak tek dezavantajları ağırlık merkezinin tasarım dolayısıyla (su deposu, bagaj vs) arkaya doğru kayması ve önden çekişli bu araçların kimi zorlu koşullarda patinaja düşmesidir. 

           Arkadan itişli diğer markaların uygun hacimdeki modelleri PSA grubu araçlardan biraz daha dardır. Bu tasarımda, aracın yükleme genişliği arkadaki yatağın boyu olacağı için ortalamadan uzun boylu kullanıcılar için uygun değildir. Aracın dar olması aynı zamanda koridoru da daraltmaktadır. 

          Yine bu hacimlerdeki camper tarzı araçlar aynı zamanda binek araç olarak kullanılabilmektedir. Ancak bu amaçla kullanılacaksa 6-7 metrelere ulaşan boyları üzerinde biraz düşünmek gerekebilir. Her koşulda (dar sokaklar, park sorunu, sıkışık trafik, ilerleyemeyip geri dönmenin gerekli olduğu dar yollar vs) otomobil kıvraklığıyla kullanılamazlar. 

          Semi entegre, entegre ve alkovanlı araçlar karavancılığın en üst aşamalarıdır. 2 metreyi geçen genişlikleri nedeniyle oldukça ferah ve her türlü tasarıma, konfora açık araçlardır. Alkovanlı araçlarda alkovan  bölümünde her zaman hazır sabit yatağın olması aşağıda sabit yatağın kaplayacağı alandan tasarruf sağlar. Ancak alkovanlı araçları estetik ve aerodinamik bulmayan kullanıcılar tarafından semi entegre modeller de sıklıkla tercih edilmektedir. Alkovanın aracın üzerinde ekstra yükseklik ve hacim yarattığı, aynı zamanda seyir esnasında fazlasıyla rüzgar tutup aracı yavaşlattığı, yakıt tüketimini arttırdığı unutulmamalıdır. Orman ve yayla yollarında kullanacaksanız ağaç dalları gibi engeller alkovan için tehlikeli durumlar yaratabilir.

     *(1)   Motokaravanlar “M” sınıfı özel amaçlı taşıtlardır. Mevcut taşıyıcı şase “N1″ sınıfı ise motokaravana tadil edildiğinde “M1″ sınıfı olacaktır ve bu durumda yasaların izin verdiği yüklü ağırlığı 3500 kg.’ı geçmemelidir. Dolayısıyla camper’a göre büyük ve hacimli araçlardır ama bu durum istenilen her büyüklükte ve ağırlıkta yapılabileceği anlamına gelmez. Taşıyıcı “N2″ sınıfında ise aracın teknik özelliklerine uygun yüklü ağırlık sınırlarına kadar 3500 kg.’ın üzerine çıkılabilir. Bu durumda karşımıza mantıken,  “motokaravana tadilinde araç “M2″ sınıfı, dolayısıyla ehliyetiniz de “E” sınıfı olmalı” gibi bir sonuç çıkıyor. Ancak yasalar,**(2)  M2 sınıfı araçları, “yolcu taşımasında kullanılan, sürücü dahil 9′dan fazla oturma yeri olan ve azami ağırlığı 5 tonu aşmayan motorlu araçtır.” şeklinde tanımlamaktadır. Tadil edilecek karavan 9′dan fazla oturma yeri olan bir araç olmayacağı için, N2 sınıfı, 5 tona kadar taşıma kapasitesi olan bir araç, motokaravana tadil edildiğinde M1 sınıfı araç olarak ruhsatlandırılabilir. Çünkü “M1 sınıfı” aracın yasal tanımı içerisinde ağırlık konusu geçmemekte, yalnızca yolcu taşıma kapasitesinden bahsedilmektedir. ***(3) bu durumda ehliyetimizin de E sınıfı olmasına gerek yoktur. Benzer şekilde yasalar  “B” Sınıfı Sürücü Belgesini (Otomobil, minibüs veya kamyonet kullanacaklar için), “E”sınıfı sürücü belgesini, (Otobüs kullanacaklar için) şeklinde tanımlamakta, ehliyet sınıfları için araçların ağırlık meselesinden bahsedilmemektedir. Buradaki belirsizlik M2 sınıfı araç tanımının yetersizliğinden kaynaklanmakta,  ” …… azami ağırlığı 5 tonu aşmayan” ifadesi yanıltıcı olmakta ve 9′dan fazla yolcu kapasitesi asıl ön koşul gibi ifade edilmektedir.  Bu konu ile ilgili olarak, yukarıdaki ifadelerden farklı uygulamalar ya da yetkili kurumlardan açıklamalar söz konusu olduğunda bu paragraf güncellenecektir.

          Ağırlık konusuna AB uyum yasaları nedeniyle trafik yetkilileri artık ekstra özen göstermekte, yollarda ağırlık kontrolleri sıklıkla yapılmaktadır. Cezalar azımsanamayacak ölçüde yüklüdür. Aracın ruhsatında izin verilen yüklü ağırlığı ile gerçek ağırlığı birbirini tutmalıdır. İkinci el motokaravan alacak olanlar bu konuya ekstra özen göstermek zorundadır.

           Motokaravanlar  “M” sınıfı araçlardır demiştik. 2010 trafik yönetmeliği öncesinde ruhsatlandırılan bazı araçların ruhsatlarında minibüs, kamyonet, N sınıfı gibi ibareler bulunabilmektedir. Ruhsatta yazması gerekenler tam olarak “sınıf: M1 (ancak yolcu taşıma kapasitesi 9 kişiyi aşan araçlarda M2 olabilir) cinsi: özel amaçlı (motor karavan ) kullanım amacı: yolcu nakli – hususi” olmak zorundadır. Biri ya da bir kaçı farklı ise ortada yanlış bir şeyler var demektir. Araç proje onaylı tadil edilip ruhsata yanlışlıkla farklı bir şeyler yazılmışsa bu gibi sorunlar trafik şubelerine bireysel başvuru ile halledilebilir. Araç karavan tadilat projeli değilse yapılan değişiklikler için proje hazırlanıp TSE onaylı olarak TÜV muayenesinden geçerek ruhsatlandırılması gerekir. Bu konudaki önemli bir sorun, 5 yaşından küçük ticari araçların “M” sınıfına tadili esnasında aracın fatura bedeli üzerinden %130 ÖTV’ne tabi olmasıdır. 2. el olarak satın alınacak motokaravanlar projeli ruhsatlı ve 5 yaşından küçük ise ÖTV’nin ödenip ödenmediği mutlaka kontrol edilmelidir. Motokaravan ruhsatlı değilse zaten yasal olarak o şekilde kullanamazsınız.

          Yine bu son bölümdeki açıklamalardan hareket ve özetle;

          Uzun soluklu sık yer değiştirilen geziler, karavanda sürekli yaşam, ekstra donanım ve konfor isteniyorsa ya da aileniz 3 kişiden daha kalabalıksa semi-entegre, entegre ve alkovanlı motokaravanlar sizin için daha uygundur diyebiliriz. Bu konfor özelliklerinin yanında camper tarzı araçlara kıyasla biraz hantallık, zor yollara fazla uygun olmama, ikinci binek otomobil ihtiyacı, kullanılmadığı zamanlarda otopark ihtiyacı gibi durumlar olacaktır.

          Saydığımız bu üç tipte büyük motokaravan haricinde özellikle ABD’de örneklerini sık gördüğümüz otobüs ve midibüs tarzı araçlardan hazırlanmış karavanlar da tercih edilebilir. Alkovan, semi-entegre ya da entegre yapıların sağlamlığına ve su sızdırmazlığına güvenmeyip kompakt sac kasa isteyen kullanıcıların son yıllarda bu tür araçlara yöneldiğini de sıklıkla görüyoruz. Ancak bu tür araçların karavan tadiline hazırlık aşamasında (Geniş cam alanların kapatılması, yolcu koltuğu platformlarının alçaltılması, bagaj alanlarının düzenlenmesi vb. açısından) ayrıca karoseri işçiliğine ihtiyacı olabilmektedir. 

          Donanım özellilkerine gelirsek, yine bu konuda gerçekten neye en fazla ihtiyaç duyacağınızı belirlemek ve bunlara öncelik vermek yerinde bir davranış olacaktır. Fazladan ilave edilecek her aksesuar fazladan hacim, ağırlık ve bütçe yükü demektir. Kamp sırasında sineklikli bir pencereye gazlı boiler ısıtıcıdan, basit bir ayakkabı çekmecesine geniş bir gardropdan daha fazla gereksinim duyabilirsiniz. Hemen herkes başlangıçta mümkün olabilecek en fazlasını ister demiştik. Kliması olsun, sıcak su donanımı olsun, su depoları büyük olsun, 6 kişilik yatağı olsun.. Saymakla bitmez. Oysa belki de deniz, havuz, göl ya da sahil duşları dururken belki de o dar kabinde yıkanmak istemeyeceksiniz… Ya da dışarıdan elektrik alamadığınız durumlarda klimayı zaten kullanamayıp enerji tüketimi düşük basit bir otomobil vantilatörüne daha fazla ihtiyaç duyacaksınız.. Hele ki (çok özel bir durumunuz yoksa) o büyük hacimli su depolarına hiç ihtiyaç duymayacaksınız.. Çöle safariye gitmiyorsanız dışarıda her yerde adım başı çeşme mevcut. 

          Aslında… 

          Asıl kritik kararı vermeden önce bu yaşamı biraz da olsa deneyimlemelisiniz. 

          Dışarıdan bakan biri çok ihitiyacı olacağını düşündüğü bir şeye aslında hiç ihtiyacı olmadığını, ama hiç düşünemediği başka ufak tefek şeylere çok ihtiyacı olduğunu ancak bu şekilde anlayabiliyor. 

          Bu nedenle;

          Karavan dünyasına yeni adım atacak olanlara kişisel tavsiyem, mümkünse bir kaç günlüğüne bile olsa karavan kiralayıp bir kaç gece içinde uyumaları, ille de satın alacaklarsa, sattıklarında çok zarar etmeyecekleri (ama geziyi zehir etmeyecek uygun donanımlı) 2. el araçlar ve küçük bütçelerle başlamaları yönündedir. Kimbilir belki de bu yaşamın aslında size hiç uygun olmadığını ya da hayallerinizde canlandırdığınız gibi olmadığını anlayacaksınız? 

          Eğer çok sevdiğinize ve bu yaşamın size göre olduğuna karar verirseniz biraz tecrübe kazandıktan sonra asıl istediğiniz tarza yönelebilirsiniz. Merak etmeyin, tam istediğiniz gibi olduğuna karar verdiğiniz bir karavanı bile iki sene sonra değiştirmek isteyeceksiniz. Bu karavancılık işinin, hayallerin, istemenin sınırı yok.. Ama her seferinde zarar etmenin de anlamı yok. Zamanla her şey kendiliğinden gelişecek ve rayına oturacaktır. 

          Önemli olan bir yerlerden başlamak.

          Hayallerinizi ertelemeyin, geçen günler geri gelmiyor.

          Herkesin bir an önce hayallerindeki karavana kavuşması dileklerimle..

 

*(1) Bu paragraf, yoruma açık yasal bazı belirsizlikler nedeniyle 02.01.2013 tarihinde yeniden yorumlanarak düzenlenmiştir.

**(2) M2 Sınıfı: Yolcu taşımasında kullanılan, sürücü dahil 9′dan fazla oturma yeri olan ve azami ağırlığı 5 tonu aşmayan motorlu araçtır.

M1 Sınıfı: Yolcu taşımasında kullanılan ve sürücü dahil en fazla 9 oturma yeri olan motorlu araçtır.

Kaynak: http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/20611.html

***(3)   “B” Sınıfı Sürücü Belgesi (Otomobil, minibüs veya kamyonet kullanacaklar için)

“E” Sınıfı Sürücü Belgesi (Otobüs kullanacaklar için)

1) Otomobil: Yapısı itibariyle, sürücüsü dahil en çok 8 oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu araçtır.

2) Minibüs: Yapısı itibariyle sürücüsü dahil 9 ile 15 oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu araçtır.

4) Kamyonet: (Değişik tanım: 21/03/2012 – 28240 S.R.G. Yön./1. md.) Azami yüklü ağırlığı 3.500 kilogramı geçmeyen ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu taşıttır. Sürücü ve yanındaki oturma yerleri dışında başka oturma yeri de bulunabilen, sürücü bölümü gövde ile birleşik kamyonetlere panelvan denir.

3) Otobüs: Yapısı itibariyle, sürücüsü dahil en az 16 oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu araçtır.

Kaynak: http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/20611.html 

Share